|
SON DAKİKA
İstanbul'da Suriyeli direnişçiler için toplantıSuriye Sivil Toplum Kuruluşları Birliğince, Wow Hotel'de düzenlenen ''Devrime Yardım Konferansı''nın açılışında Suriyeli Prof. Dr. Munir Rıdvan'dan önemli açıklamalar geldi.
Suriyeli Prof. Dr. Munir Rıdvan, bölgede süren direnişin sadece Suriyelileri değil tüm bölge insanını ilgilendirdiğini belirterek, ''Türkmen, Arap ve Kürt birçok insan kendi saygınlıklarını korumak için tek vücut olmuşlar ve birlikte hareket ediyorlar'' dedi. Suriye Sivil Toplum Kuruluşları Birliğince, Wow Hotel'de düzenlenen ''Devrime Yardım Konferansı''nın açılışında konuşan Rıdvan, Suriye halkının, zalimce saldırılara rağmen tutum ve davranışlarında değişiklik yapmadan mücadelesine devem edeceğini vurgulayarak, ''Oradaki gençlerimiz kendilerini kurban etmeyi benimsemişler ve tarih onların isimlerini anacaktır'' ifadesini kullandı. Suriye'deki gençlerin yanı sıra çok sayıda alimin de süreç içerisinde üzerlerine düşen görevleri yaptıklarını kaydeden Rıdvan, ''Şu an bu salonda çok sayıda ve farklı görüşlerden insanlar bulunmakta. Türkmen, Arap ve Kürt birçok insan kendi saygınlıklarını korumak için tek vücut olmuşlar ve birlikte hareket ediyorlar. Buradaki bu temiz yüzler bir araya gelerek, bundan sonra Suriye'de asla zavallılara zulüm edilmeyeceğine ve onlara haksızlık yapılmayacağına dair anlaşmak için toplanmışlardır. Peygamber Efendimiz, 'Allah, insanları hür olarak yaratmış iken ne oluyor ki sizlere onları köleleştiriyorsunuz' demiştir'' diye konuştu. Suriye'deki gençlik hareketinin liderlerinden İbrahim Kuki de Suriye'de elektrik, su ve ısıtıcı gibi ihtiyaçların karşılanamadığını vurgulayarak, ''Sokağa çıkma yasağı var. Örneğin, sabah namazını camide kılmak isteyen 70 yaşında bir insan, cami çıkışında keskin nişancı tarafından başından vurularak şehit edildi. Suriye'nin hali bu durumda. İstediklerini öldürüyorlar, istedikleri evi yok ediyorlar. Bu, bir semtin, bir kentin değil tüm Suriye'nin halidir'' şeklinde konuştu. Saldırılarda her türlü silahın kullanıldığını belirten Kuki, ''(Rejimin istediğini yapmayana hayat hakkı yok) denilmek isteniyor. Yemek, ilaç gibi insani ihtiyaçların hiçbiri bulunmuyor. Biz bugün toplanarak üzerimize düşeni yapmakla yükümlüyüz. Açlık ve susuzluğa bir süre dayanılabilir, ancak yaralı bir insan kan kaybına ne kadar dayanabilir'' dedi. -''Suriyeli kadının rüyası hür yaşamaktır'' Suriye'deki direnişte kadınlardan sorumlu olan Hanna Ghadban ise hür yaşamak için kocasını ve çocuklarını da feda etmeye hazır olduğunu söyleyerek, ''Her kadının rüyası altın sahibi olmaktır. Ama Suriyeli kadının rüyası hür yaşamaktır. Yetimleri barındırmak, açları yedirmek, ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek Suriye kadınının görevidir. Bizim kalbimizde yatan tek şey hürriyettir'' ifadelerini kullandı. Ghadban, tarihleri boyunca tüm kadınların eşlerinin yanında olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: ''70 yaşında bir kadın şerefini, namusunu korumak için silahla geziyor. Kocası şehit olmuş başka bir kadın, çocuklarına 'Eğer babanızın yolundan gidip şehit olmazsanız sütüm size helal olmasın' diyor. İşte biz hürriyet için, vatan ve demokrasi için her şeyimizi vermeye hazırız. Biz inanıyoruz ki, direniş böyle giderse zafer bizimdir. Biz adalet için, insanın saygınlığı için her türlü bedeli ödemeye hazırız. Kahraman olmayan, cesur olmayan hiçbir kavim, millet asla başarılı olamaz.'' Suriye Ulusal Konseyi üyesi Samir Nassar da arzu ettikleri devrimin sadece Suriyeliler'in değil, özgürlük isteyen bütün halkların olduğunun altını çizerek, ''Bu devrim hepimizindir. Suriye, Esad'ın çiftliği değil, Suriyeliler'indir'' dedi. 67 yaşında olduğunu, Beşşar Esad'ın babası Hafız Esad'ın insanların kalbine korku işlediğini ve herkesin bu korku yüzünden yıllardır sustuğunu ifade eden Nassar, '' Hafız Esad, öldükten sonra bu korkunun devam etmesi için yerini oğluna bıraktı. 1970'ten beri Esad ailesi bu ülkeyi Suriye olmaktan çıkartıp kendilerine çiftlik yaptılar. Askerimizi de bu çiftliğin bekçisi yaptılar. Kim onların maslahatına karşı çıkarsa onları yok etmeyi kendilerine görev bildiler. İşte bizim çağrımız, bu memleketi Esad ve ailesinin tekelinden çıkartıp, hür, demokrat Suriyelilerin Suriye'si yapmaktır'' diye konuştu. -''Siz hiç halkını öldüren ordu gördünüz mü? Suriye ordusuna bakın''- Nassar, Esad'ın askerlerini Golan tepelerine savaşmak için gönderdiğini, ama kendi menfaatleri yerine getirildiğinde geri çektiğini kaydederek, ''Menfaatleri gerçekleşmezse kimsenin gözünün yaşına bakmadan askerleri heba ettiğini gördük. Siz hiç halkını öldüren ordu gördünüz mü? Suriye ordusuna bakın. Çünkü bu ordu, mafya, hırsız, adi suçlulardan oluşan bir ordudur. Çünkü eğer onlar Suriye vatanına hizmet ettiklerinin farkına varmış olsalardı, halkı karşılarına alıp öldürmezlerdi. Biz istiyoruz ki Suriye ordusu, halkına ve vatanına hizmet etsin'' diye konuştu. İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kurt da Suriye'deki devrimin, Arap devriminin bir incisi olduğunu söyleyerek, ''Bu direniş inşallah İslam dünyasının bir uyanışı olacaktır. 50 ülkeden 200'ü aşkın sivil toplum kuruluşu bu direnişi destekliyoruz. Küresel güçler, Suriye konusunda iyi bir imtihan vermediler. Suriye sorununu yine Suriyeliler çözecektir. Bizler de seferberlik ilan ederek, maddi-manevi desteğimizi sunacağız'' şeklinde konuştu. İnsani yardım kampanyalarının başarılı olması için çalışmalarını ciddiyetle sürdüreceklerini kaydeden Kurt, ''Suriye huzur bulmadan bize de huzur yok. Bu musibet bitene kadar hem kalbi hem de fiziki direneceğiz. Çok geç olmadan halkın hak ettiği devlet kurulur. Allah'ın yardımı birlik ve beraberlik üzerinedir. Bugün birlik günümüz. Özellikle küçük hesaplar peşinde koşmadan bu birlikteliği sürdürmek durumundayız'' dedi. Toplantının ikinci bölümünde katılımcılar, Suriye'deki direnişin desteklenmesi konusunda yapılabilecekleri tartıştı.
İLGİLİ HABERLER
YAZARLAR
Tümü
SON DAKİKA
ÖZEL HABER
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
SÜPER LİG
|
|