|
SON DAKİKA
Oğluyla evlendi diye!"Ufacık bir eylemde Allah en büyük kapıları açıyor! Görebilene, duyabilene, arayana, azmedene, Allah mükafatını veriyor! Herkese böyle mutlu evlilik nasip olmayabilir."
İstatistik-Derslerinde anfinin bir köşesinde oturur, ders bittiğinde hızla kapıdan çıkıp giderdi. Çekik-gözlü, orta boylu, hafif esmer genç bir kadın, tesettürlü. Kimdir acaba, hangi ülkeden geliyor, bir yerde oturduğunu gördüğümde mutlaka yanına gidip konuşacağım diyordum içimden. Almanya’daki Müslümanlar genelde Türk, Kürt ve Araplardan oluşur. İranlı ve Iraklı mülteciler de var ama çok sayıda değiller. Frankfurt, Hamburg, Köln, Berlin, Münih gibi daha da büyük metropollerde Endonezyalı, Malezyalı, Afrikalı-Müslümanlarla da tanışabilirsiniz. Fakat genelleme yapılamaz, her şehirde çeşitli ülkelerden gelmiş insanlarla karşılaşabilirsiniz. Çekik-gözlü üniversiteli genç-kadın tesettürüne çok riayet ediyor, başını düzgünce bağlamış. Bir gün yanına gidip selam verdim, nereden geliyorsun diye sordum. Moğolistan’dan, dedi… Zehra: Hmm, Bahar-Bayramı, Hıristiyanların Noel-Bayramı gibi bir şey demek? Sen o dönemlerde „Neden bu dünyaya geldim? Öldükten sonra ne olacak“ gibi düşünüyor muydun? Müslüman olma kararın nasıl gelişti? Suriyeli eşine aşık olduğun veya eşin öyle istediği için mi Müslüman oldun, yoksa İslam’ı gerçekten kalben kabul mu ettin? Suriyeli eşi evde Mısırlı Ümmü-Gülsüm’ün parçalarını dinliyormuş (Ümmü-Gülsüm’ü dinlemek isterseniz: Araplar YouTube‘a „Oum Kaltum, Oum Kholthoum“ diye yazıyorlar. 1950 yıllarında Mısırlılar Hazreti Rabia’nın filmini çekmişlerdi, o filmde de Ümmü-Gülsüm melankolik parçalar söylüyor). Babası, kızını uyuturken de teybe Ümmü-Gülsüm’ün kasetlerini koyuyormuş. Evet kaset, CD değil! Bunu duyduğumda tabii ki güldüm. Kızı ise „Baba Kur’an’ı Kerim koy da dinleyeyim, bu müziği çıkar diyormuş. Annesine ise „Babamla evlenmeseydin, böyle güzel kızın olmazdı“ diyormuş. Kızlarını İslami terbiye ile büyütüyorlar. Fatima ve Suriyeli eşi sonradan Almanya'da resmi nikahla evlenmişler. Suriye ve Moğolistan’daki aileleri konsolosluk işlerini halletmişler. Şimdilerde resmi nikahlı evliler. … Fatıma ile sohbetlerimizden bir özet çıkardım. Yazı çok uzadığı için burada kesiyorum. Allah arayan insanlara imân nasip ediyor işte! Ufacık bir eylemde Allah en büyük kapıları açıyor! Görebilene, duyabilene, arayana, azmedene, Allah mükafatını veriyor! Herkese böyle mutlu evlilik nasip olmayabilir. Türk Türkle evlendiğinde dahi böyle huzurlu yuva kuramayabilir. Allah onları birbirlerine yazmış ve karşılaştırmış, birbirlerini sevdirmiş… TÜRKİYE’DE 19 MAYIS İLE İLGİLİ KARAR ÇIKTIKTAN SONRAKİ YAZILARI İLGİYLE OKUDUM… Engin Ardıç Ağabey’in, Mutlu Tönbekici, Nagehan Alçı ve Meryem Aybike Sinan’ın bu konuda yazdıklarına gönülden katılıyorum. Almanya Nazi-Dönemi 1933-1945 : Adolf Hitler Nasyonal-Sosyalist düşünceyi aşılamak için gençleri kamplarda topluyor, onlarla çeşitli etkinlikler düzenletiyordu. Özellikle genç-kızlar Bund[1]-Deutscher-Mädel’e (Alman-Kızları-Birliği) kayıt oluyorlardı. Erkekler için de „İzci veya gençlik-spor dernekleri“ vardı. Bu derneklere sadece Almanlar yazılabiliyordu. Sarışın, mavi-gözlü, sağlıklı, uzun boylu, atletik vücutlular tercih ediliyordu. Hem spor yapılıyor, hem de Nasyonal-Sosyalist düşünceyi aşılayan sohbetler oluyordu. Spor gösterileri de yapılıyordu. Almanya’da büyüdüğüm için Türkiye’deki 19 Mayıs törenlerini pek bilmezdim. Televizyonda gördüğümde Nazilerin spor-gençliğine benzetmiştim. İşte Almanya’nın Nazi-Dönemi’ndeki spor-gösterilerinden bir fotoğraf: Bu konuda „Türkiye’nin Nazileri“ yazımı okumak isteyen varsa, linki burada: http://www.haber7.com/haber/20100326/Turkiye8217nin-Nazileri.php
Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7 zyavuz@ymail.com
[1] Bund: Birlik, federasyon, kuşak, sendika, dernek.
İLGİLİ HABERLER
YAZARLAR
Tümü
SON DAKİKA
ÖZEL HABER
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
SÜPER LİG
|
|